Bu Blogda Ara

3 Ocak 2011 Pazartesi

UTANÇ


"Eleştiriyle yaşayan çocuk suçlamayı öğrenir.
Düşmanlıkla yaşayan çocuk mücadeleyi öğrenir.
Utançla yaşayan çocuk utanmayı öğrenir.





Utanç,
çoğu zaman benzer durumlara karşı gösterilir. Fakat bu, kişinin genetik yapısı ya da çevresel koşullarla değişmeler gösterebilir.
Utanç duygusunu yaşama eylemine ise utanma adı verilir. Dünyada genel olarak utanılacak şeyler hemen hemen aynı olsa da, çoğu zaman değişiklik gösterebilir.
Örneğin; çoğu ülkede namusun ayaklar altına alınması, büyük bir utanç kaynağıdır, hemen hemen tüm toplumlar bu olguya utanç duygusu beslese de kimi bireyler bunu bir utanç kaynağı olarak görmeyebilir. Çağların ilerlemesi, bu olguyu aşındırabilir ya da değiştirebilir.
Ayrıca bazı durumlarda utanç duygusu toplumdan topluma değişebilir. Örneğin bir toplumda bir durumla karşılaşılınca takınılan tavır, başka bir durumda utanç hissi yaşatabilir.(1)




Utanç duygusunun temeli, çocukluk dönemi ile atılır. Aile baskısı, akraba çevresi.Dış dünya çocuğu etkiler. Aşılmamış bir çevre, alışılmamış hareketler içersinde olan farklı insanlar topluluğuna girdiğinde adaptasyon problemi yaşar. Ve bu olay, büyüdüğünde de kişiliğini  şüphesiz etkiler çocuğun. İnsanlarla iletişim kurmakta zorlanan içine kapanık bireyler yetişir.






Utanan insan, genellikle bu durumu ilk kızararak dışa vurur, istem dışı hareketler yapabilir ellerinle yüzünü kapama kafasını kaşıma ve vücudu farklı tepkiler göstererek bayılmaya kadar gidebilir.
Utanma duygusu, utanç yaşayan insanların temelinde yani çocuklarında olmuşmamış bir özgüven eksikliği olabilir. Bu tip insanlarda, yetişme tarzı da bir etkendir. Her yaptığı hareketten veya konuştuğu her cümlede ayıplanan çocukta, özgüven eksikliği oluşur buda zaman içinde toplum arasına giren bir birey de konuşamama konuşurken kekelemesine veya kızarmasına neden olur.


                                           UTANÇ
                TÖRE CİNAYETLERİ VE KADINLAR


Toplumumuz da her yıl töre cinayetleri yüzünden 5.000 kişi hayatını kaybetmekte!!!


                     

SÜLEYMANİYE CAMİ'SİNLE İLGİLİ BİLMEDİKLERİMİZ

Süleymaniye cami'sinin bir hikayesi;








Süleymaniye’nin  yapım aşaması  bütünüyle  görkemli  bir  efsanedir. Bunlardan  en  ilginç  olanını  anlatalım. Mimar  Sinan,  Süleymaniye  Külliyesi’nin  temelini attıktan  sonra, bu  temelin oturması ve  sağlamlaşması  için  inşaata bir yıl kadar ara vermiş. İnşaatın ekonomik nedenlerden dolayı durduğu şeklinde bir duyum alan ve Osmanlı ile her  alanda  yarış  içinde  olan  Safevi  şahı  Tahmasb, fırsat  bu fırsat  diyerek  Kanuni  Sultan Süleyman’ı  utandırmak  istemiş  ve  padişaha  inşaat  tamamlansın  diye  bir  sandık  dolusu mücevher göndermiş. Ancak rivayet olunur ki, buna çok sinirlenen Sultan, mimarbaşı Sinan’a gereğinin  yapılmasını  buyurmuş  ve  büyük  usta  da  bu eşsiz  hazineyi,  Safevi  elçisinin  gözü önünde, bir dibekte dövdürüp toz haline getirterek Süleymaniye’nin inşaat harcına katıvermiş… Sabahın  ilk  ışıklarıyla  güneşin  gökyüzünde  parıldadığı  bir  gün  Süleymaniye’ye  dikkatli bakın, parıldadığını göreceksiniz!





Mimar Sinan yapinin içine birde hava koridoru insaa etti. Elektrigin henüz bulunmadigi o yillarda, Süleymaniye 275 dev kandille aydinlatiliyordu...







Sinan, bu kandillerden çikan is, camiiye zarar vermesin ve cemaati rahatsiz etmesin diye, orta kapinin üzerine bir oda yaptirdi.

Yapinin degisik köselerinden gelen islerin bu oda da toplanmasini sagladi.



                            
 Ve adına "Is Odası" denilen bu bölmenin içerisine özel bir nemlendirme sistemi kurdu Mimar Sinan.

Oda da toplanan islerden dönemin en kaliteli mürekkebini damitti. Süleymaniye' nin duvarlarinda gördügünüz o muhtesem kalemisleri, yazilar, süslemeler camiinin kandillerinden çikan islerin damitilmasiyle elde edilen islerden damıtılan o mürekkeple yapilmistir.  

MİMAR SİNAN ESERLERİ

ESERLERİ:


Mimar Sinan 92 cami, 52 mescit, 55 medrese, 7 darül-kurra, 20 türbe, 17 imaret, 3 darüşşifa (hastane), 6 su yolu, 10 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 365 eser vermiştir.


SİZLERLE MİMAR SİNAN'NIN YAPMIŞ OLDUĞU 92 CAMİİYİ PAYLAŞACAĞIM:


1. İstanbul Süleymâniye Câmii,
2. İstanbul Şehzâdebaşı Câmii,
4-Mihrimah Sultan
3. Haseki Camii,
4. Mihrimah Sultan Camii - Edirnekapı
5. Mihrimah Sultan Câmii - Üsküdar’da, iskelede
6. Rüstem Paşa Câmii (Tahtakale’de),
7. Sokullu Mehmed Paşa Câmii (Kadırga Limanında),
8. Sokullu Mehmed Paşa Câmii (Azapkapısı’nda),
9. Sokullu Mehmed Paşa Câmii (Büyükçekmece)
10. Odabaşı Câmii (Yenikapı yakınında),
11. Hamâmî Hâtun Câmii (Sulumanastır’da),
12. Ferruh Kethüdâ Câmii (Balat Kapısı içinde),
13. Kara Camii - Sofya
14. Kazasker İvaz Efendi Camii
15. Kılıç Ali Paşa Camii (Tophane’de),
16. Ahî Çelebi Câmii (İzmir İskelesi yakınında),
17. Ebü’l-Fazl Câmii (Tophâne üstünde),
29.Edirne Selimiye Camii
18. Sinan Paşa Camii (Beşiktaş’ta),
19. Eski Vâlide Câmii (Üsküdar’da),
20. Ferhad Paşa Câmii (Çatalca’da),
21. Drağman Yunus Camii
22. Gazi Ahmet Paşa Camii
23. Hadım İbrahim Paşa Camii
24. Abdurrahman Paşa Camii (Kastamonu, Tosya'da)
25. Molla Çelebi Camii
26. Nişancı Paşa Çelebi Câmii (Kiremitlik’te),
27. Piyale Paşa Camii
28. Rüstem Paşa Câmii - Tahtakale
29. Selimiye Camii - Edirne
30. Zâl Mahmûd Paşa Câmii - Eyüp
31. Çavuşbaşı Camii - Sütlüce
32. İskender Paşa Câmii (Kanlıca’da),
33. Şah Sultan Camii - Eyüp
34. Şehzade Camii - Şehzadebaşı
35. Şehzâde Cihangir Câmii (Tophâne’de),
36. Şemsi Ahmed Paşa Câmii (Üsküdar’da),
37. Osman Şah Vâlidesi Câmii (Aksaray’da),
38. Sultan Bâyezîd Kızı Câmii (Yenibahçe’de),
39. Ahmed Paşa Câmii (Topkapı’da),
40. Sokullu Mehmed Paşa Câmii (Hafsa’da, Trakya),
41. Sokullu MehmedPaşa Câmii (Burgaz’da),
42. İbrâhim Paşa Câmii (Silivrikapı’da),
43. Bâli Paşa Câmii (Hüsrev Paşa Türbesi yakınında,
44. Hacı Evhad Câmii (Yedikule yakınında),
45. Kazasker Abdurrahmân Çelebi Câmii (Molla Gürânî’de),
46. Mahmûd Ağa Câmii (Ahırkapı yakınında),
47. Hoca Hüsrev Câmii (Kocamustafapaşa’da),
48. Defterdar Süleymân Çelebi Câmii (Üsküplü Çeşmesi yakınında),
49. Yunus Bey Câmii (Balat’ta),
50. Hürrem Çavuş Câmii (Yenibahçe yakınında),
51. Sinan Ağa Câmii (Kâdı Çeşmesi yakınında),
52. Süleymân Subaşı Câmii (Unkapanı’nda),
53. Kasım Paşa Câmii (Tersâne yakınında),
54. Muhiddin Çelebi Câmii (Tophâne’de),
55. Molla Çelebi Câmii (Tophâne Beşiktaş arasında),
56. Çoban Mustafa Paşa Câmii (Gebze’de),
57. Pertev Paşa Câmii (İzmit’te),
58. Rüstem Paşa Câmii (Sapanca’da),
59. Rüstem Paşa Câmii (Samanlı’da),
60. Rüstem Paşa Câmii (Bolvadin’de),
61. Rüstem Paşa Câmii (Rodoscuk’ta),
62. Mustafa Paşa Câmii (Bolu’da),
63. Ferhad Paşa Câmii (Bolu’da),
68. Edirne Lala Mustafa Paşa Camii
64. Mehmed Bey Câmii (İzmit’te),
65. Osman Paşa Câmii (Kayseri’de),
66. Hacı Paşa Câmii (Kayseri’de),
67. Cenâbî Ahmed Paşa Câmii (Ankara’da),
68. Lala Mustafa Paşa Câmii (Erzurum’da),
69. Sultan Alâeddin Selçûkî Câmiinin (Çorum’da) yenilenmesi,
70. Abdüsselâm Câmiinin (İzmit’te)yenilenmesi,
71. Kiliseden dönme Eski Câminin (İznik’te)Sultan Süleymân tarafından yeniden yaptırılması,
72. Hüsreviye (Hüsrev Paşa)Câmii (Haleb’de),
73. Sultan Murâd Câmii (Manisa’da),
74. Orhan Câmiinin (Kütahya’da)yenilenmesi,
75. Kâbe-i şerîfin kubbelerinin tâmiri,
76. Hüseyin Paşa Câmii (Kütahya’da),
77. Sultan Selim Câmii (Karapınar’da),
78. Sultan Süleymân Câmii (Şam, Gök Meydanda),
79. Taşlık Câmii (Mahmûd Paşa için, Edirne’de),
80. Defterdar Mustafa Çelebi Câmii (Edirne’de),
81. Haseki Sultan Câmii (Edirne, Mustafa Paşa Köprüsü başında),
82. Cedid Ali Paşa Câmii (Babaeski’de),
83. Semiz Ali Paşa Câmii (Ereğli’de),
84. Bosnalı MehmedPaşa Câmii (Sofya’da),
85. Sofu MehmedPaşa Câmii (Hersek’te),
86. Maktul Mustafa Paşa Câmii (Budin’de),
87. Firdevs Bey Câmii (Isparta’da),
88. Memi Kethudâ Câmii (Ulaşlı’da),
89. Tatar Han Câmii (Kırım, Gözleve’de),
90. Vezir Osman Paşa Câmii (Tırhala’da),
91. Rüstem Kethüdâsı Mehmed Bey Câmii (Tırhala’da),
92. Mesih Mehmed Paşa Câmii (Yenibahçe’de).






Mimar Sinan belgeseli
Yükleyen mirsait. - Özgün ve yaratıcı web videolarını izle.

KLASİK DÖNEM MİMARİSİ

Birazda Klasik Dönem Osmanlı Mimarisinden bahsetmek istiyorum.
Klasik dönem üçe ayrılmaktadır:


1-)Sinan Öncesi
2-)Sinan Dönemi
3-)Sinan Sonrası


Mimar Sinan dönemi (yükselme dönemi) olarakta biliniyor.Ele aldığım konu yükselme dönemi yani Mimar Sinan dönemidir.


Osmanlı mimarisinin genelde ise İslam mimarisinin temel felsefesi ise “Müslümanların güzel gördükleri Allah katında da güzeldir” hadisine dayanır. Yine bu bağlamda Osmanlı Mimarisi’nde daha çok dinî ve sivil bir anlayış hâkimdir. Bu anlayışın neticesinde başta İstanbul olmak üzere imparatorluğun dört bir yanına camiler, mescitler, hanlar, hamamlar, kervansaraylar, suyolları, köprüler, imarethaneler, kütüphaneler, darüşşifalar vb. çok sayıda hayır eserleri yaptırılmıştır.


Osmanlı mimarisi, İslam mimarisinin genel özelliklerini taşımakla birlikte farklı bir kimlikle ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Öyle ki, bu farklılık en yakın akrabası sayılan Selçuklu eserleriyle karşılaştırıldığında bile, kendisini belli etmektedir. 


Mimari yapıların form, üslup, plan ve süslemelerdeki belirgin özellikleriyle uyumlu bir kompozisyonu yakalamış olması Osmanlı mimarisini orijinal ve kendine has kılmaktadır. Özellikle Mimar Sinan a ait olan mimari yapılar, öylesine tatmin edicidir ki, bu döneme ait bir örneğe yeni bir şey eklemek, herhangi bir ayrıntıyı gereksiz bulup çıkartmak mümkün değildir. Kısaca söyleyecek olursak bu dönem yapılarında hissedilen şey tamamlanmışlık duygusunun verdiği tatmin duygusudur.(1)

KLASİK DÖNEM OSMANLI MİMARİSİ VE MİMAR SİNAN

1538 yılında Hassa başmimarı olan Sinan , baş mimarlık görevini I. Süleyman,II. Selim ve III. Murat zamanında 40 yıl süre ile yapmıştır.
Mimar Sinan’ın, Mimarbaşılığa getirilmeden evvel yaptığı üç eser dikkat çekicidir. Bunlar: Halep’te Husreviye Külliyesi, Gebze’de Çoban Mustafa Külliyesi ve İstanbul’da Hürrem Sultan için yapılan Haseki Külliyesidir. Halep’teki Hüsreviye Külliyesinde, tek kubbeli cami tarzı ile, bu kubbenin köşelerine birer kubbe ilave edilerek yan mekânlı cami tarzı birleştirilmiş ve böylece Osmanlı mimarlarının İznik ve Bursa’daki eserlerine uyulmuştur. Külliyede ayrıca, avlu, medrese, hamam, imaret ve misafirhane gibi kısımlar bulunmaktadır. 


Gebze’deki Çoban Mustafa Paşa Külliyesinde renkli taş kakmalar ve süslemeler görülür. Külliyede cami, türbe ve diğer unsurlar ahenkli bir tarzda yerleştirilmiştir. Mimar Sinan’ın İstanbul’daki ilk eseri olan Haseki Külliyesi, devrindeki bütün mimari unsurları taşımaktadır. Cami, medrese, sübyan mektebi, imaret, darüşşifa ve çeşmeden oluşan külliyede cami, diğer kısımlardan tamamen ayrıdır.
Mimar Sinan’ın Mimarbaşı olduktan sonra verdiği üç büyük eser, onun sanatının gelişmesini gösteren basamaklardır. Bunların ilki İstanbul'daki Şehzade Camii ve külliyesidir. Dört yarım kubbenin ortasında merkezi bir kubbe tarzında inşa edilen Şehzade Camii, daha sonra yapılan bütün camilere örnek teşkil etmiştir.
Süleymaniye Camii, Mimar Sinan’ın İstanbul’daki en muhteşem eseridir. Kendi tabiriyle kalfalık döneminde, 1550-1557 yılları arasında yapılmıştır.
Mimar Sinan’ın en büyük eseri ise, 86 yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" diye takdim ettiği, Edirne’deki Selimiye Camiidir (1575).


Mimar Sinan, Mimarbaşı olduğu sürece birbirinden çok değişik konularla uğraştı. Zaman zaman eskileri restore etti. Bu konudaki en büyük çabalarını Ayasofya için harcadı. 1573’te Ayasofya’nın kubbesini onararak çevresine, takviyeli duvarlar yaptı ve eserin bu günlere sağlam olarak gelmesini sağladı. Eski eserlerle abidelerin yakınına yapılan ve onların görünümlerini bozan yapıların yıkılması da onun görevleri arasındaydı. Bu sebeplerle Zeyrek Camii ve Rumeli Hisarı civarına yapılan bazı ev ve dükkânların yıkımını sağladı.
İstanbul caddelerinin genişliği, evlerin yapımı ve lağımların bağlanmasıyla uğraştı. Sokakların darlığı sebebiyle ortaya çıkan yangın tehlikesine dikkat çekip bu hususta ferman yayınlattı. Günümüzde bile bir problem olan İstanbul’un kaldırımlarıyla bizzat ilgilenmesi çok ilgi çekicidir http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Özel%3AAra&search=ayasofya%2C


DÜNYA DURDUKÇA... MİMAR SİNAN BELGESELİ 1. KISIM (1/6)